Sıradışı Haberler

Devlet hayvana işkenceyi suç değil, ‘kabahat’ olarak görüyor

ANKARA- Son zamanlarda hayvanlara sistematik olarak artan işkenceye tepki gösteren hayvan hakları savunucuları, hayvana yönelik işkencenin devlet tarafından suç değil, ‘kabahat’ olarak görüldüğüne ve cüzi para cezalarıyla aslında suça karşı ‘cezasızlığın’ hakim kılındığına dikkat çekiyor.

İstanbul’da ve birçok yerde hayvan haklarını savunan insanların kendi imkanlarıyla yaptığı barınaklar kimliği belirsiz kişiler tarafından yakılmıştı. Son dönemde sokaktaki kedilere ev yapan insanlara saldırılar gerçekleşti. 17 Ocak’ta İstanbul Moda’da da, psikolog Alper Engeler evinin yakınındaki bir sokağa kediler için almış olduğu evi kurmak istemiş, bu sırada yanına gelen bir kişi tarafından öldürülmüştü. Son zamanlarda hayvanlara ve haklarını savunan insanlara yönelik artan bu sistematik işkence ise ‘cezasız’ bırakılıyor.

İşkenceye cüzi para cezası veriliyor

Duruma tepki gösteren hayvan hakları savunucuları, devletin hayvanlara yönelik eziyeti ve işkenceyi ‘Kabahâtlar Kanundan’ cüzi bir para cezasıyla sınırlı bıraktığını belirterek, hayvanlara yönelik işkencenin bireysel olmadığını vurguluyor.

Duruma tepki gösteren video aktivist ve aynı zamanda bir hayvansever olan Göze Çağrı, her zaman yaşanan bu durumun son yıllarda artış gösterdiğini belirterek, daha önceden bu kadar çok hayvana işkence veya kadın cinayetleri haberleri almadıklarını söylüyor.

‘Güçlünün güçsüzü ezdiği bir sistem oluşturuldu’

Yaşanan bu duruma neden olan faktörlerden birinin de eğitim sistemi olduğuna dikkat çeken Gözde, okullarda ‘kindar’ bir eğitim politikasının güdüldüğünü ifade ederek, “Güçlünün güçsüzü ezdiği, bundan da zevk aldığı ve kendine hak gördüğü bir sistem oluşturuldu” diyor.

‘Devlet hayvana işkenceyi suç değil, ‘kabahat’ olarak görüyor’

Gözde, tüm bu etkenlerin sonucunda yaşananların kaçınılmaz olduğunu belirterek şöyle devam ediyor:

“Çocukken Amerikan filmlerini izlerken Türkiye’de ‘seri katil’ yok diye düşünürdüm. Bunu değerlendirirken kafamda Amerika’da yaşanılan sistem ile Türkiye’yi karşılaştırırdım. İnsanlar o sisteme toplu olarak karşı çıkacak kitleselliğe ulaşamadığından ve güçlünün güçsüzü ezdiği bir kapitalist sistemin kafalarında normalleştirilmiş olmasından dolayı bireysel öfke patlamaları yaşadıklarını düşünürdüm. Şimdi o noktaya geliyoruz. Tahmin ediyorum, bu şekilde gidersek birkaç seneye kadar burada da seri katiller göreceğiz. Nedensiz mekân taramalar, kadın cinayetleri, çocuk ve hayvan cinayetleri… Karşılığındaki cezasızlığı da görüyoruz. Bu sistemi oluşturan devlet, hayvana eziyet etme/ öldürme haline ‘kabahat’ diyor, suç demiyor. İşkenceciye/katile yakalanabildiği taktirde kabahatten para cezası yazıyor. O parayı da devlet cebine atıyor. Hayvanlara eziyet eden şahısların ödediği ‘kabahat’ cezaları ile de biraz daha kurşun, biraz daha gaz, biraz daha polis alıp bize işkence ediyor. Böyle bir döngünün içindeyiz.”

‘Bu katliamlar bireysel değil’

Özge Hazinses ise hayvan işkencelerinin bireysel yapılmadığını belirterek, “’Çöpe atılan 60 tane köpek ya da zehirlenerek öldürülen 20 tane kedi’ gibi haberlerin bireysel olarak bir kişi tarafından yapılamayacağı ortada” diyor.

Bireylere, hayvana işkenceden cezai yaptırım uygulanmadığı gibi sokakta hayat mücadelesi veren hayvanların da toplatılarak ‘barınak’ adı altındaki ölüm evlerine götürüldüğünü ifade eden Özge, “O hayvanlar da bahsettiğim haberlere konu olacak şekilde katlediliyorlar” diye ekliyor.

‘Hayvanların yaşam alanları gittikçe daralıyor’

“Hayvanları toplamaları ve zehirlemeleri ise belediyelerin yaptığı ortada” diyen Özge, “Bu sistem kendi organı olan belediyelerin yaptığı toplu ölümlere ses çıkarmazken, bireysel olarak hayvana yapılmış işkence, tecavüz gibi suçların para cezasıyla geçiştirilmesini görmek de insanı şaşırtmıyor. Sadece hayvanlar için de değil, aslında insanların da yaşam alanları sistematik olarak daraltılıyor ve toplu bir buhran olduğunu yaşanıyor” diye konuşuyor.

‘Çözüm baştan savma cezalar değil’

Çözüm için eğitim sistemine dikkat çeken Özge, şöyle devam ediyor: “Psikolojisi bozulmuş, potansiyel suçluya dönüşmekte olan bir toplumun eğitilmemesi, dışlanması, görmezlikten gelinmesi, açlığa ve başka insanlar tarafından eziyet görmeye maruz bırakılması bu insanların da hıncını kendi güçlerinin yettiği canlılardan çıkarmasına yol açıyor. Canlıya sevgisi ve saygısı olmayan bir sistem, bu şekilde eğitilen aileler ve onların eğittiği sevgi ve saygı yoksunu çocuklar, bunun sonucunda da açlık, soğuk, evsizlik gibi sıkıntılarla hali hazırda mücadele eden canlıları bir de insan türüyle mücadele etmek zorunda bırakıyor. Çözümün baştan savma para cezaları yerine caydırıcı cezalar ve eğitim olduğunu düşünüyorum.

Etiketler

SuperMuzo

Merhaba Sevgili Yaban Dostlarım Web Siteme Eklenmesini istediğiniz Haberleri ve Konuları yabanclub@yahoo.com veya Değerli Arkadaşım ve Website Kurucusu WebmasterMeMo mastermemo@gmx.de Adresine Mail atabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı