SON DAKİKA

Anasayfa > Tatlı Su Balıkçılığı > Yayın Balığı Avlama Teknikleri

Yayın Balığı Avlama Teknikleri
Son Güncellenme : 15 Ağu 2012 2:06

Sularımızda yaşayan en büyük balık olması ve bunun yanı sıra çok lezzetli etinin bulunması Yayın balığına özel bir önem vermeyi gerektirmektedir. Bilindiği ve söylendiği gibi hangi tarz olursa olsun balıkçılık bir sabır işidir ancak belki de en iyi bunu Yayın balığı avında anlayabiliriz.Yayın balığı avını saatler boyu sabır bir anlık heyecan ve devasa bir ödül olarak tanımlayabiliriz.

Bunun yanısıra kan sülüğü ,kurbağa ve özellikle sümüklüböcek de vazgeçemediği besinlerdendir.

Yayın balığı su sıcaklığının 6-8ºC altına düşmesi ile aktivitesini çok azaltır. En aktif olduğu dönem 14-18ºC arası su sıcaklığının oluştuğu dönemdir. Daha yüksek sıcaklıklarda da aktivasyonu göreceli olarak düşer.

Bilinenin aksine gece ve gündüz beslenmesinde bir fark olmaz. Kısaca gece veya gündüz avcılığı arasında fark yoktur. Ancak,karanlık ve sakin gecelerde bıyıkları vasıtası ile hissedebildiği için,diğer canlılar açısından büyük tehlike oluşturur bunu bilen Yayın balığı bu tip gecelerde hacim olarak daha fazla besin almaya gayret
eder.

Ancak kanıma göre avcı Yayın balığının daha az av bulabildiği gündüz saatlerinde veya mehtaplı parlak gecelerde daha fazla şanslıdır.

TAKIM:

Bu tatlısu devi için her çeşit malzemeyi kullanamayız. Başarılı olmak yakalanan balığı takımı kopartmadan kıyılamak istiyorsak,malzemenin en sağlamını kullanmak zorundayız.

Özellikle beden için mümkün olduğunca yüksek çekme güçlü misina kullanmak ve her avdan sonra bu yaklaşık 1m lik parçayı ve diğer düğümleri yenilemekte fayda vardır.

Takımı ister makaralı kamışta olsun ister el oltasında; olta iri ve sağlam bir fırdöndü ve bunu takip eden ucunda iğnenin bulunduğu 1m boyunda bir bedenden ibarettir.

Kimi ilişkenli veya uygun olmayan diplerde (çamur aşırı yosun vs.) stropor veya bir pet şişe ile bu olta askıya alınabilir.

YEMLER:

Genelde sabit bir zemine bağlı olarak bulunurlar kırılgan dıştan yeşilimsi kahverengi iç taraftan sedeflidirler.

Yem olarak kullanılacak midyelerin mümkün olduğu kadar büyük olmasında fayda vardır. Çevreye 3-5 adet orta boy Tabak midyesi ile yemleme yapılmasında da fayda vardır.

Tabak midyesinin taze olarak kullnılması gerekir. Stok olarak kullanılabilecek Tabak midyeleri klorsuz tatlısu içinde (göl veya kuyu suyu) su çok ısınmamak kaydı ile 2-3 hafta yaşayabilirler.
Bir hafta topanan midyeler bu şekilde takip eden haftalarda da kullanılabilir.

Tabak midyesi iki kabuğun arasına sokulan bir bıçak vasıtası ile, ortadaki kası kesilerek açılır ve kabukların iç kenarları sıyırılarak et kabuktan ayrılır. Ortadaki sert etli kısımdan iğneye geçirilerek kullanılır.

Sümüklüböcek ve Kan sülüğü:

Sümüklüböcek bahçelerde gümüş rengi bir iz bırakarak gezen canlıdır. Bahçelik yerlerde bolca bulunur. Gece bir el lambası vasıtası ile de toplanabilir. Bir teneke kutuya veya kavanoza bir miktar toprak ile beraber yeşil otlar konularak saklanabilir. Kavanoz veya kutunun hava alacak açıklıklarının bulunması gerekir.

Sümüklüböcek iğneye canlı olarak uygulanır.

Kan sülüğünde ise sülüğün avlanacak yayının bulunduğu suda doğal olarak olması gerekir.

Kan sülüğü sülüğün bulunduğu yerdeki su bir sopa yardımı ile bulandırılıp beklenerek yüzen sülükler ufak bir akvaryum kepçesi veya elle tutulur.

Kan sülüğü de canlı olarak kullanılır geç öldüğü için makbul bir yemdir.

Yayın avında avlanması hedeflenen balık çok iri olduğu için sağlam bir kakıcı her zaman yanda bulundurmakta fayda vardır. Avlanan yayınların hemen içinin temizlenmesi etinin kalitesini arttırır.

KISA AV BİLGİLERİ

TAKIM

1.50m-2.00m dolu fiber tümden yaylanabilir tip.

El oltası

MAKARA

1:4 turlukutu tip orta-büyük boy makara

MİSİNA

El oltası: Olta 0.90-1.00mm tercihan şeffaf yeşil

Makara için: 0.60-0.75mm kahverengi min.60kg testli.

İĞNE

Bronz kaplama ekstra güçlü; 2-4 Nr.

YEM

Tabak midyesi kan sülüğü sümüklüböcek.

TEKNİKLER

Yemli beden bırakma.

AV ZAMANLARI :

Özellikle suya cemre düştükten sonra iri boyları dağlardan eriyerek gelen oksijeni bol köpüklü sularla dolu küçük dere yataklarının büyük ırmak yada göllere açılan ağızlarından biraz içeri yumurta bırakmaya girerler.

Yaklaşık 15 20 gün sonra ise geri dönmeye başlarlar işte bu sırada son derece aç olur ve oltaya hevesli olarak atlarlar.

Küçük boylarını yani kelebek yayınları hemen her zaman tutmak mümkün olsada en verimli avı gece sessizlikte yapıldığından dışarıda gecelemeye müsait iklimlerde avı tercih edilmektedir.

Gerek profesyonel gerek amatör avcılıkta özellikle iri boyları için nisan ayı tercih edilmektedir.

AV YÖNTEMLERİ:

Yem olarak tavuk kanatları, sülük,solucan, sabun, sakadat, ölü balık, et vb bir çok yemle avcılığı yapılmaktadır.

En az 1 lik kalın misina ve iri kancalar kullanılır. Bana enteresan gelen bir yöntem ise avda sabun kullanımıdır.

Bunun için kibrit kutusu büyüklüğünde bir sabun kırmadan delinir ve iğneden misinaya kadar iğne açıkta kalacak şekilde geçirilir.

İğneye arzu edilen yem örneğin solucan takılır.İğneyi tam doldurması için bir kaç tane solucan takmak lazım.

İğnenin dibe inmesi için kurşun ağırlık ihtiva eden bir takım kullanmak esastır. Olta dibi buluncaya kadar bırakılır ve misina ilk vuruş için biraz boşluk bırakılarak mutlaka sağlam bir yere örneğin bir ağaca yada yere çakılan sağlam bir kazığa bağlanır ve oltaya bir zil ilave edilir.

Balık karadaki avcının titreşim ve gürültülerinden etkileneceğinden zil sesinin duyulabileceği maksimum mesafeye kadar uzaklaşmak esastır. Zil sesi duyulunca oltaya çabucak gidilir ve olta çekilir, bu esnada misinayı ele yada bele dolamak oltadaki balığın büyüklüğüne bağlı olarak çok vahim sonuçlar doğurabilir.

En iyisi balık kıyıya alınıncaya kadar oltayı ağaç yada kazıktan çözmemektir. Balık çok direnç gösterirse onu yorarak çekmeye çalışmak ve misinanın eli kesmemesi için eldiven kullanmak gerekir.

Yayın avcıları mutlaka kakıç adı verilen ucu çok büyük bir olta iğnesine benzeyen bir aleti yanlarında bulundururlar. Mümkünse her zil çalışında 2 kişi oltaya koşmalı ve yardımlaşma gereğinde hazır olmalıdırlar.

Bu balık suda daha rahat gelir ama su sığlaşıp balığın karnı toprağa deyince çekmek zor olur. İşte kakıç burada işe yarar. Bir avcı misinayı idare ederken diğeri kakıçla balığı çeker.

Bu balığın kuyruk darbeleri çok serttir. Buna dikkat etmek gerekir. Bu takımdaki sabunun faydası eriyen kısım akıntıyla bir ip şerit gibi oldukça uzaklara ulaşır ve sabun erimeye devam ettiği sürece bu iz kokuyu takip eden balığın olta iğnesini bulmasını sağlar.

Gölde de bu mantık geçerlidir. Kesikköprüde turna için bırakılan barikatların en uçtaki iğnelerine kerevit takıldığında bu iğnelere turnadan çok iri yayınların vurduğunu sıklıkla gözlenmiştir.

Bu klasik yöntemlerin dışında gözlediğim ama denemediğim bir kaç yöntemden daha söz etmek istiyorum. Bunlardan ilki kesilmiş tavuk kafalarını tüyünü yolmadan bir gazete üzerinde biraz tütsülüyorlar, tüyler yanıp ete yapışıyor bu vaziyette iğneye gaga içinden iğne ucu boyundan görünecek şekilde takılıyor, aynı şekilde tavuk kanadıda takılabiliyor.

Bir başka yöntem ise sığır dalak ve karaciğeri güneş altında biraz kurutuluyor ve iğneyi örtecek büyüklükte kesilerek takılıyor.

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Yorum Yap


iki − 1 =

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir


Facebook