Anasayfa / Balıkcılık / Zehirli Balık Türleri

Zehirli Balık Türleri

Bir Çoğumuz deniz ile iç içe olduğundan aynı zamanda bu ortamda yaşayan tehlikeli ve zehirli deniz canlılarıyla da mücadele etmek zorunda kalmışızdır Ya da kalacağız. Tehlikeli olan bu deniz canlıları tehlikeleri bakımından 3 kısımda incelenmektedir.

1-Saldırıcı ve yırtıcı canlılar ( köpek balıkları vb. )
2-Fanerotoksik (açık zehirli) canlılar ( batırarak zehirleyenler )
3-Kriptotoksik (gizli zehirli) canlılar ( yenmesi halinde zehirleyenler )

 

ELEKTRİK BALIĞI Torpedo Marmorata ZEHİRLİ

Bir köpek balığı türüdür. Sıcak ve ılıman denizlerin 100-150 metreye varan diplerinde fazla göç etmeden yaşar. Boyu 150 santimetre olabilir. Genelde avlanmak için veya tehlike halinde 100-220 volta varan, insan için tehlikeli fakat öldürücü olmayan kısa süreli elektrik çarpması yapar. Bahar-yaz aylarında çiftleşerek ürer. Dişileri 14-15 canlı yavru yapar. Eti yenebilir, fakat ülkemizde fazla tüketilmez.

 

FENER Lophius Piscatorius ZEHİRLİ

Kıyılardan 500 metreye kadar derinlerde yaşayan, boyları 2 metreye erişebilen, bir dip balığıdır. Hareketsiz yatar ve antenleriyle avını kendine çekerek çok büyük ağzıyla kendi büyüklüğündeki balıklan bile yutar. Pulsuz ve çıplak vücudunu kapsayan sıvı, insan cildi için tehlikelidir. Mart-ağustos arası derinlere inerek ürer. 6-7 yaşırıda bir dişi, 1 milyon yumurta verir. Eti beyaz ve çok lezzetlidir. Ekonomik değeri yüksektir. Şeker hastalığı tedavisinde kullanılan ensülin ilacı, ilk kez fener balığı pankreasından elde edilmiştir.

 

KUM TRAKONYASI Trachinus Araneus ZEHİRLİ

Ilık denizlerin sahil bölgelerinde 2-3 metreden 100-150 metreye varan derinliklerde yumuşak kumlar arasında ömür geçirir. Beslendiği küçük balıklar, böcek, yumuşakça ve kurtlara karsın çok Süratli bir avcıdır. En fazla 50 santimetreye büyüyebilir. Dikenleri trakonya gibi zehirli ve insan için tehlikelidir. Eti lezzetli olmakla beraber tehlikesinden ötürü az avlanıldığı için ekonomik değeri yoktur. Kışın derin sularda geçirip, mart basından itibaren sığlara sokulup, yaz sonuna kadar üreme yapar.

 

LİPSOS Scorpaena Scrofa ZEHİRLİ

50 – 60 cm. ye ve 4 – 5 kg.’ a kadar büyüyebilen Lipsos balıkları sıcak ve ılık denizlerimizin sahil kıyılarından 1000 m. ye kadar inen derinliklerde bitkilerle örtülü taşlık çakıllı ve kumlu düzeylerde yaşar. Bilhassa Marmara ve Ege’ de çok rastlanır. Eti çok lezzetli ve yararlıdır. Et yiyen bir balık olan Lipsos ilkbahar aylarında ürer. Yaklaşık 3 000 yumurta döker. Dikenleri çok zehirlidir.

 

MÜREN Murenea Helena ZEHİRLİ

İngilizce adı Moray cel’ dir Boyları 15 m’ ye kadar uzayabilir Görünüşleri yılanı andırır yanlarından yassılaşmıştır Göğüs yüzgeçleri olmayan Mürenin kuvvetli çeneleri son derece keskin dişlerle kaplıdır Genelde renkleri esmer olup üzerlerinde sarı lekeler bulunur
Ege ve Akdeniz kıyılarında rastlanabilecek mürenler sanıldığı gibi saldırgan değildir Kayaların içindeki oyuklarda yaşayan bu hayvanlara dikkat etmek gerekmektedir Yuvalarına el sokulmadıkça yada zıpkınlanmadıkça pek insanlara saldırmazlar Koku alma duyusu çok gelişmiş olan mürenleri balıkadamların yanlarında taşıdıkları avlamış oldukları balıklarda uyarabilmektedir Bir kez ısırdıkları zaman öldürünceye kadar çeneleri açılmayabilir oldukça derin ve çok geç kapanan bir yara acarlar Zehirli olmamakla birlikte ağızlarındaki çok çeşitli bakteriler nedeniyle ısırılan yer çoğunlukla iltihaplanır Kişinin duyarlılığına bağlı olarak durum ağırlaşabilir Yara, sabunlu su ile yıkandıktan sonra kanama varsa durdurulmalıdır hasta en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir .

 

 RİNA Dasyatis Pastinaca ZEHİRLİ

İngilizce adı Thornback Ray’ dir. Genellikle kumlu diplerde yaşarlar. Görüntü olarak yassı ve koyu renkli olup, kalkan balığına benzerler. kuyruğunda zehirli dikenler mevcuttur. Zehirli dikeninin sokması halinde derhal şiddetli bir darbe gibi hissedilmekte ve dayanılmaz bir sancıya dönüşmektedir. Kusma, terleme, karın ağrısı ve kalp çarpıntısına yol açmaktadır. Eti zehirli ve tehlikelidir. İskorpit balığına uygulanan tedavi yöntemi uygulanmalıdır. Kuyruğunda türe göre bir yada iki adet iğne adı verilen diken bulunur. Bu diken bir ok başı gibi ete girişi kolay çıkışı ise zordur. İnsan bedenine batarsa geriye dokulardan bir miktar parçayı alarak çıkar. Aslında zehir içermeyen bu dikenin esas etkisi bu konunun esasını oluşturan mekanik etki şeklindedir. Yani kesici, delici ve parçalayıcı zararı vardır. Bu etki öyle böyle değildir. Şişe kırığı kesiğinin 10 katı bir acı yaşanır. Diken çıkartılırken dokuya zarar verilmişse acı daha da artar ve iyileşme iyice gecikebilir. hemen hemen tüm vatozların leşle beslenmeyi tercih etmeleri, dibin çamurlu ortamlarında yaşamaları ve benzeri nedenlerle vucutlarında ve özellikle dikenler çevresinde enfeksiyon yapan çeşitli bakteriler bulunur.
Dikenin dokuya verdiği harabiyet, dışarıdan gelen yada hayvanın vücudundan bulaşan kangren yapıcı ve tetanoza sebep veren bazı bakterilerin yara bölgesinde hızla yayılıp enfeksiyon oluşturmasına neden olur.
Bu tür yaralar zor iyileşmekte ve hastaya uzun süre acı vermektedir.
Gerek dalarak zıpkınla avlananlar, gerek su altı fotografçıları gerekse olta ile avlananlar sık sık bu balıklarla karşı karşıya gelir.
Sırasıyla; Zıpkınla avlananların bu balıktan uzak durmaları ve asla gereksiz güvene kapılarak bu türlere tetik çekmemeleri şiddetle tavsiye edilir.
Serbest dalıcılar, su altı fotografçıları ve plajlarda su içerisinde zemine basanlar da bu balığa dikkat etmelidir. Bastıkları ve oturdukları yeri kontrol etmeleri bu türü beslemeye kakmamaları yararlı olur. Belgesellerde seyrettiğimiz vatoz ve köpek balığı besleyiciler bu konuda ülkemiz için doğru örnekler değildir. Alıştırma devresi geçirmemiş yabani balıklar her zaman tehlikeli olur.
Olta balıkçıları eğer dikenli vatoz yakalamışsa kösteği keserek ondan kurtulmalı, gerekiyorsa dikenin tehlikesine maruz kalmamak için takımı bir kaç metre uzağından kesmelidir.
Her şeye rağmen diken batmasıyla karşı karşıya kalırsak, çıkartmaya uğraşmadan hızla bir sağlık kuruluşuna başvurmalıyız. Diken çok derinlere inmemiş ve biz çıkartabiliyorsak yara etrafı sterilize edilmeli ve temizlenerek pansuman edilmelidir.

 

TRAKONYA Trachinus Draco ZEHİRLİ

Ilık denizlerin sahil bölgelerinde 2-3 metreden 100-150 metreye varan derinliklerde yumuşak kumlar arasında ömür geçirir. Beslendiği küçük balıklar, böcek, yumuşakça ve kurtlara karsın çok Süratli bir avcıdır. En fazla 50 santimetreye büyüyebilir. Dikenleri trakonya gibi zehirli ve insan için tehlikelidir. Eti lezzetli olmakla beraber tehlikesinden ötürü az avlanıldığı için ekonomik değeri yoktur. Kışın derin sularda geçirip, mart basından itibaren sığlara sokulup, yaz sonuna kadar üreme yapar.

 

 İSKORPİT Scorpaena Porcus ZEHİRLİ

Yasamı aynı aileden olan Lipsoz’un aynıdır. Farkları, iskorpitin lipsoza göre daha küçük olması (ortalama 20–30 santimetre) ve renginin koyuluğudur.*İskorpitin de dikenleri lipsoz gibi çok zehirlidir. Bu nedenle yakalandığında Dikkat edilmelidir. Eti lezzetli ve çok yararlıdır.

 

BALON BALIĞI (Yenmesi durumunda zehirliyormuş)

Erişebileceği boy: 110cm Erişebileceği ağırlık: 7kg Üreme dönemi: Bahar ayları sonu
Sırtı koyu renkli olup, siyah, kahverengi, üzerinde siyah veya koyu yeşil renkli noktalar bulunmaktadır. Karın kısmı beyazdır. Yanlarda iki gümüş şerit bulunan bu balık, ismini de bu şeritlerden alır. Denizde karşılaşılmaları durumunda zararsız olan bu balıkların yenmeleri durumunda oldukça zehirli oldukları bilinmektedir. Eti tetrodotoksin (TTX) ihtiva ettiğinden kas felci yaparak nefes darlığı yaratabilmekte, dolaşım yetmezliğine bağlı ölümle sonuçlanabilen zehirlenme yaratabilmektedir. Denizde yüzerken veya ellenmesi durumunda herhangi bir tehlike arz etmezler.

 

DENİZ ANASI (Box Jelly Fish) ZEHİRLİ

Dünyanın en zehirli canlı türlerindendir. Ölüm sadece 5 dakika sonra gelir. Dokunçlarının boyu 3 metreyi bulur. Hint Pasifiğinde yaşar.

 

Ahtapot (Blue Ringed Octopus) ZEHİRLİ

Dünyanın en zehirli ikinci yaratığıdır. Zehiri iki dakikada öldürür. Japonyada yaşar. Siyanürden 10 bin kat daha güçlüdür.

 

ÇARPAN BALIĞI ( Perciformes Siganidae – Siganus rivulatus )

Siganidae familyasından olan çarpan balığının bilimsel adı Siganus rivulatus’tur. Tropikal denizlerin dik kayalıkları, resifleri ve yosunlu taşları arasında yaşayan sahil balıklarındandır. Pasifik ve Hint Okyanusu’nun tropikal bölgelerinde bulunan bu balıklar, Akdeniz’e Süveyş Kanalı açıldıktan sonra girebilmişlerdir. Azami boyları 25 cm.’dir. Sırtları esmer yeşilimsi, yanları kirli sarı, karınları ise hafif gümüşidir. Gövde ve yüzgeçler üzerinde kahverengi lekeler vardır. Yanal çizgisi solungaç kapağının üstünden başlar, sırt yüzgecine paralel bir eğimle kuyruk yüzgecine kadar uzanır. Sırt yüzgeci balığın ensesinden başlayıp kuyruk dibine kadar uzar. Bu yüzgecin birinci dikensi ışını ters yönde gelişmiştir. Kuyruk yüzgeci çatal biçiminde ve vücuduyla orantılıdır. Kıç yüzgeci anüsten başlayıp kuyruk dibine kadar devam eder. Göğüs ve karın yüzgeçleri gelişmiştir. Bu yüzden seri hareket edebilirler. Üst çenesi alt çenesine oranla daha iridir ve gaga biçimindedir. Herbivor olan bu ufak balıklar yosunları ve deniz bitkilerini geveleyerek yerler. Genellikle küçük sürüler halinde kafaları aşağı doğru, kayalara sürtünerek hareket eder ve beslenirler.
Ekonomik bir değeri olmadığı gibi oltayla da avı yapılmaz. Fanyalı ağlara tesadüfen vurur. Güzel bir şekilde can yakabilen balık türüdür.
Diğer zehirli türleri konunun altına ekleyerek zenginleştirebiliriz. Foruma yararlı olması dileklerimle.

 

Hakkında SuperMuzo

Merhaba Sevgili Yaban Dostlarım Web Siteme Eklenmesini istediğiniz Haberleri ve Konuları yabanclub@yahoo.com veya Değerli Arkadaşım ve Website Kurucusu WebmasterMeMo mastermemo@gmx.de Adresine Mail atabilirsiniz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

Denizden 3 ‘Dev Bereket’ Çıktı

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Kardeşler Balıkçılığa ait ‘Kardeşler Balıkçılık 1’ adlı gırgırın ağlarına ...